TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Hükümet sağlık emekçilerine ihanet etti - bigaste - Haber, Son Dakika Haberler, Güncel Gazete Haberleribigaste – Haber, Son Dakika Haberler, Güncel Gazete Haberleri

13 Ağustos 2022 - 05:18

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Hükümet sağlık emekçilerine ihanet etti

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te haftalık basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında koronavirüs salgının yönetildiği en kötü ülkenin Türkiye olduğunu belirten Baş, Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmelerine ilişkin ise “Soygun var” dedi

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Hükümet sağlık emekçilerine ihanet etti
Son Güncelleme :

01 Aralık 2020 - 19:04

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM’de düzenlediği haftalık basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Baş, “Hükümetin yaptığı, kendilerine rağmen COVID-19 ile büyük bir gayret ve fedakarlıkla savaşmaya çalışan sağlık emekçilerine ihanet etmektir” dedi.

Türkiye’nin yaşamak için mücadele edilmesi gereken bir ülkeye dönüştüğünü belirten TİP Genel Başkanı, “Bu lanet olası iktidar maalesef ülkemizi bizi sadece nefes alıp vermekten ibaret bir yaşam için bile mücadele edilmesi gereken bir ülkeye dönüştürdü” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, salgının en kötü yönetildiği ülkedir” diyen Erkan Baş şunları kaydetti:

Geçen haftalardaki konuşmalarımda Türk Tabipleri Birliği ve sağlık emekçilerinden gelen rakamları alt alta sıralamıştım. Dünyada salgını en kötü yöneten ülkelerden birinin Türkiye olduğunu sayılarla ortaya koymuştuk. Sağlık Bakanlığı’nın geçen hafta yine bir kısmını açıkladığı vaka sayıları, ABD ve Hindistan’ın ardından Türkiye’nin üçüncü sırada olduğunu gösterdi. Nüfus oranları ve halen açıklanmayan veriler dikkate alındığında, daha önce söylediğimde ısrar ediyorum ve üzülerek söylüyorum; Türkiye, salgının en kötü yönetildiği ülkedir. Yine sağlık emekçilerinin durumuyla devam edelim. Son 1 haftada 20 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve halen COVID-19 sağlık emekçileri için meslek hastalığı olarak tanımlanmadı… Komisyonda uzlaşı var deniyor ancak ortada somut bir şey yok. Hükümetin yaptığı, kendilerine rağmen COVID-19 ile büyük bir gayret ve fedakarlıkla savaşmaya çalışan sağlık emekçilerine ihanet etmektir. Atama bekleyen sağlıkçıları, bu mücadelenin bir parçası haline getirmemek, halk sağlığını hiçe saymaktır. Başta büyükşehirler olmak üzere birçok ilde artan hasta sayıları nedeniyle kamuda hastane servisleri doldu, yoğun bakımlarda ise yer kalmadı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın salgının başından bu yana hastanelerde, yoğun bakımlarda sorun olmadığını, yoğun bakım yataklarının doluluk oranının yüzde 70’lerde olduğunu söylediğini aktaran Baş, “Buna karşın TTB ve sağlık meslek örgütleri, hastane yöneticileri Kovid-19 servis ve yoğun bakımlarının yüzde 100 veya yüzde 100’e yakınının dolu olduğunu belirtiyor” ifadelerini kullandı.

Baş şöyle devam etti:

Kamu hastanelerinde hastalar bazen günlerce acil servislerde yoğun bakım yatağı bekliyor. Bir hasta vefat ettiğinde ya da iyileşip servise alındığında ancak yer açılıyor ve yerine hasta yatırılabiliyor. Ameliyathaneler, koridorlar, yemekhaneler yoğun bakım haline getirilerek ihtiyaç karşılanmaya çalışılıyor. Ülkemizde yoğun bakım yataklarının yüzde 40’ı özel hastanelerde bulunuyor. Kamu hastanelerinin yoğun bakımları dolmuşken özel hastaneler yoğun bakımlarına Covid-19 hastası yatırmıyor veya yatırırsa ek ücret istiyor. Özel hastaneler en kârlı birimleri olan yoğun bakımları yurttaşlara açmıyor, Sağlık Bakanlığı da buna yol veriyor. Bir yanda özel hastanelerin kârlarından vazgeçmek istememesi nedeniyle boş kalan yoğun bakım yatakları diğer yanda kamu hastanelerinde yoğun bakım servislerinde yer bulamadığı için ölen yurttaşlar. Saray rejiminin ülkeyi getirdiği nokta budur. Özel ve vakıf hastanelerinin tüm kapasitesi derhal salgından etkilenen yurttaşların hizmetine açmalıdır.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.